28 Ekim 2011 Cuma

Stars of İstanbul

İstanbul'da yaşayanlar görmüşlerdir.Şehrin önemli noktalarına farklı sanatçılar tarafından tasarlanmış üç boyutlu dev yıldızlar sergileniyor.Daha önce benzer bir etkinlik için İstanbul birbirinden farklı  inek heykelleriyle süslenmişti.

"Çocukların geleceği parlasın" adı altında ki Proje,Unicef Türkiye yararına düzenlenmekte olup, 30 Kasım'a kadar sürecek sergilemenin ardından, yapılacak müzayede de açık arttırma usulü ile satışa çıkarılacak.Satıştan elde edilecek gelir UNICEF Türkiye'ye bağışlanacak.

İstanbul'da Nişantaşı,Bağdat caddesi,Beyoğlu ve bazı alışveriş merkezlerinde sergilenen yıldızlardan bazılarını fotoğrafladım.















  .

25 Ekim 2011 Salı

Ölümle hayat arası ince çizgi

Ülke olarak çok zor günler geçiriyoruz.Daha şehitlerimizin acıları tazeyken, bir fekalet haberi Van'dan geldi ne yazık ki.Geldim mi üst üste geliyo.Bu kadarı çok ağır oldu söylemek gerekirse.Şiddet ölüm etrafımızda kol geziyor.Yine deprem öldürmez nina öldürür gerçeğinin ortaya çıkması hala deprem gerçeğini yeterince kavrayamadığımızın kanıtı.Malzemeden çalan müteahhit kadar buna izin veren yeterince denetlemeyen yetkililerde ortakdır bu suça.

Van'da ki deprem için yapılan dayanışma,herkesin yardım için seferber olması,ihtiyaçların kısa zamanda ulaştırılması, bir çok kurumun biz ne yapabiliriz demesi bile,gerektiğinde birlikte olabileceğimizin güzel göstergesi.Umarım toplumsal bu duyarlılık sadece felaketlerde kalmayıp genele yayılır.

Deprem gerçeği üzerinde yaşadığımız coğrafyada, ölümle hayat arasında nasıl ince bir çizgide durduğumuzun bir göstergesi adeta.Mucize kurtuluş olarak adlandırdığımız bazı olaylardan ders çıkarmamız gerekiyor ,tıpkı17 yaşındaki Mesut Ozan Yılmaz'ın yaptığı gibi.Arkadaşlarıyla kahvehanede okey oynayan Mesut'un tv röportajını izlerken hayata nasıl tutunduğunu anlatırken o soğukkanlılığına, deprem anında masa altına girip, cenin pozisyonunda başını içine gömerek duruşunu,idrarıyla dudaklarını ıslatarak hayata tutunuşunu , tüm bunları o saniyeler içinde ortaya koyması, aslında kader dediğimiz bazı şeylerin bilgiyle üstesinden geleceğimizi Musut Ozan Yılmaz tekrar hatırlattı.Deprem gerçeğini insanları eğiterek ve deprem kılavuzu yönetmeliğini uygulayıp,denetleyerek ölümlerin kader olmadığı Japonya'da olduğu gibi çok az kayıpla atlatabiliriz.Tüm ülkemize geçmiş olsun.

19 Ekim 2011 Çarşamba

Sonbahar melodisi...

Yazın hoyratlığından,çoşkusundan,yaşattığı mevsimlik aşklarından kışın melankolik yalnızlığı ve sükunetine geçiştir sonbahar.Dökülen sararmış kuru yaprağın rüzgarla dans edişiyle ilk farkederiz onu.Geceleri artık üşüdüğümüzü hissderiz, hırka ile başlayan daha sonra kazak ve montla tamamlanacak günlerin başlangıcıdır sonbahar.Gecelerin uzaması, caddelerin ışıl ışıl aydınlanmasıyla şehir renklenir karanlığa inat.Sessizlikdir sonbahar,kuşlar artık göç etmiştir,sokaklarda çocuk cıvıltısı yerine bozacının sesiyle yankılanır..Közde pişmiş el yakarcasına sıcacık kestane nasılda lezzetli olur. Dükkan önünde keyifle muhabbetler edilen masalar kaldırılmıştır artık sıcak günlerin gelmesine kadar. Doğa kendini pastoral renklerle bezemeye başlamıştır sarı,turuncu, kırmızı renklere.
Hazan yada güz,sonbahar melankoliyle özdeşleşmiştir hep.Aslında insan burumda daha bir kendi içselliğine yolculuk eder.Aşklarını,özlemlerini,hayallerini,kaygılarını yeniden düşünmeye iter.Bu nedenle yazarlara,sanatçılara,şairlere ilham verir sonbahar.Uzayan geceler,gri gökyüzü,günlerce yağan yağmurlar bazen isyan ettirir yaz gelsin isteriz hemen.Sonbahar bir yandan sabrı öğretir farkında olmadan.
Sadece tek mevsim olsaydı,hayat ne kadar sıradan olurdu.Hernekadar küresel ısınmayla gittikçe mevsim geçişleri hızlansa da, ülkemiz dört mevsimin güzelliğini yaşayan ender ülkelerden.İstanbul sonbaharda bi başka güzeldir.Aşağıda göreceğiniz fotoğraflarımda bana hak vereceğinizi düşünüyorum.Sonbahar şarkısı İstanbul'a yakışıyor..

Sararmış yaprakların muhteşem armonisi adeta büyüler.bu manzarayı Belgrad ormanı yada Yıldız parkında görmem mümkün.


  Gri gökyüzü,bekleyeni olmayan otobüs durağı boş banklar ve yağan yağmur.

 Yağmurlu havada aynı şemsiye altında yakınlaştırır sonbahar.

       Sokaklara sessizlik hakim olur,şehir artık pencereden seyredilir.

  Balıkçı, kargaya inat vazgeçmez tutkusundan.


  Boğaziçi gri bulutlarla kuşatılmış güneşe hasret bi şekilde özlemle beklemede.


Bir süs havuzunda yağmur damlalarının dansı.



Tarabya parkı , yağmur altında yazın kalabalığı  için beklemede.




Fotoğraflar :Erdem Kaşıkçı
     Sonbahar moda tasarımcılarına da ilham vermekte.İstanbul fashion week,moda şehri olma yolunda ilerleyen İstanbul için önemli bir organizasyon.

16 Ekim 2011 Pazar

Yeryüzü cenneti Akyaka

Sonbaharın etkisinin iyice hissedildiği yağmurlu İstanbul gününde, birazcık içinizi ısıtacak ege kıyısında cennet diyebileeceğimiz kadar güzel Muğla'ya bağlı Akyaka beldesin bahsetmek istiyorum.

Akyaka denizi, kumsalı, Azmak çayı, Sakar dağı, piknik alanları, trekking için yürüyüş parkurları,kuş gözetleme yerleri, su sporlarının yapıldığı, iyi bir tatil geçirmek için bir çok farklı alternatifler sunan şirin bir belde. Koruma altına alınmış ahşap işçiliğinin güzel örneği olan evleriylede ünlü.Öyleki Nail Çakırhan2ın yaptığı ev 1983 yılında "Ağahan Mimarlık Ödülü'nü" kazanmıştır.Marmaris'e 30 km mesafede bulunan Akyaka Azmak çayı mutlaka görmenizi öneririm.İçinde tekneylede gezilebiliyor.

 Akyaka,gökova körfezinin karaya sokulmuş en uç kısmında bulunuyor.Nüfusu yaklaşık 2200 bu sayı yazları gelen turistlerle birlikte10000'i buluyor.



Nail Çakırhan'a Ağahan Mimarlık ödülü verildikten sonra,yöre sakinleri de aynı evden yapmaya karar vermişler.Şimdi koruma altında bulunan evler ahşap işçiliğinin güzel örneklerini sunuyor.Koruma altında olduğundan bu dokunun bozulmaması için bir şans bana göre.

Azmak çayı yada Kadın Azmağı.eskiden kadınların çamaşırlarını burada yıkadıkları için bu adı aldığı belirtiliyor.Azmak çayının suyu soğuk ve biraz sodalı.Denizden sonra Azmak'a girip serinlemek muhteşem,denemeniz tavsiye edilir:)Çayın içinde bulunan uzun yosun türleri doğal bir süzgeç gibi suyun sürekli berrak kalmasını sağlıyor.


Sakar Dağı, denizden yükselir gibi dik karşınıza çıkar.Yaklaşık 640 m yükseklikte.Etrafında ki parkurlarda yürüyüş yapabilirsiniz.

 Okaliptus ağaçlarının ovadaki bataklığın kurutulması için bölgeye bolca dikilmiş.Okaliptus ağacı yaklaşık 2 ton suyu gövdesinde depolayabiliyor."Aşıklar Yolu" adlandırılan bu yol ise eskiden aşıkların buluşma yeri olduğu rivayet ediliyor.

 İlginç bir butik otel.Yelkenli gemi şeklinde inşa edilmiş.Konaklamak isteyenlere farklı bir seçenek.


Akyaka'dan çevre koylara hergün düzenli tekne turları düzenleniyor.İncekum,çınar koyu,Akbük gibi koylara dolaşıp yüzmenin tadını çıkarabilirsiniz.fotoğraftaki yer Sedir adasında bulunan efsanelere konu olmuş eşsiz kumuyla Kleopatra Plajı.Plajdan çıkarken kumun ziyan olmaması için duş alma zorunluluğu var.


 Son yıllarda popüler olan Kiteboard,uçurtma sörfü olarak da adlandırılıyor.Kiteboard için Gökova'nın sürekli esen rüzgarı  ayrıca sığ deniz bu spor için ideal mekan olması bir çok yabancı turistin gelmesini sağlamış.


Kiteboard öğrenmek için 3 günlük eğitim almanız gerekiyor.



Fotoğraflar: Erdem Kaşıkçı
Akyaka'nın kumsalı.

Bu güzel yeryüzü cennetini mutlaka görmenizi öneririm.

13 Ekim 2011 Perşembe

İstanbul'un simgesi sizce hangisi?

Londra'nın ünlü saat kulesi,Paris'in Eyfel kulesi,New York'un özgürlük heykeli ve  Roma'nın Colosseum'u.Dünya metropolleri bir sembolle zihnimizde yer alır.Adını bahsettiğimiz büyük metropoller genelde bir sembolle anılırlar.Bu durum İstanbul için biraz kafa karışıklığı yaratıyor.Sizce taşı toprağı altın olan İstanbul'u en iyi simgeleyen hangisi?Ayasofya,Galata kulesi,Kız kulesi,boğaziçi köprüsü yada tarihi yarımada silüeti mi?
İstanbul,diğer metropollerden farklı olarak gerek tarihi yapılarıyla gerek doğal güzellikleriyle bu konuda birden fazla seçenek ortaya koyuyor.Aslında bu bile İstanbul'un diğer rakiplerinden sıyrılmasına neden oluyor.Yurtdışında yayınlanan şehir rehberlerinde İstanbul'un simgesi olarak Ayasofya öne çıkıyor.Size göre İstanbul'u en iyi simgeleyen nedir?


Efsanelerle adı alınan Kız Kulesi , önceden Boğaz’dan geçen gemilerden vergi alınmak için kullanılırdı , 2000’de geçirdiği restorasyon sonrası İstanbul'u 360 derece keyfini çıkaracağınız restaurant olarak hizmet vermekte.


Osmanlı döneminde öemli bir yeri olan "Lale" edebiyat ve sanatta İstanbul'u simge olarak bir çok eserde kullanılmıştır.


İstanbul bir silüet kentidir.Mimar Sinan'ın tarihi yarımadaya inşa ettiği eserler şehre müthiç bir estetik kazandırmıştır.

Cenevizliler tarafından yeniden yapılan Galata kulesi; İstanbul'un diğer simgelerinden biri.Adını verdiği Galata semti, yapılan düzenlemelerle bugün restaurant,cafe ve bir çok ünlü tasarımcının butiği bulunduğu gözde bir mekan haline geldi.


Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine kavuşturan Boğaziçi köprüsü muhteşem manzarasıyla her zaman büyüleyici.



Bir zamanlar boğaz kıyılarını pembe mor olduğu söylenir eski İstanbullular tarafından.Bu güzelliği sağlayan erguvan ağacı şimdi ne yazık ki boğazın belli başlı yerlerinde bulunuyor.Rumelihisarı Erguvanın nispeten daha yoğun olduğu bir nokta.


Fotoğraflar : Erdem Kaşıkçı


12 Ekim 2011 Çarşamba

İstanbul'da tasarım şenliği

Merakla beklenen İstanbul desing week tasarım severlerle buluştu.Tarihi Galata köprüsü üzerinde 28 Eylül-2 ekim tarihleri arasında düzenlenen etkinlikte meraklılarına birbirinden farklı objeler görme fırsatı sundu.
İlk edindiğim izlenim standlarda çok çarpıcı, nasıl yani dedirttirecek bir tasarımın olmayışı şaşaırttı beni.Genel olarak mutfak aletleri,mobilya,aksesuardan oluşan tasarımlardan oluşmaktaydı.Son derece yoğun ilgiyle geçen haftada gözüme takılan bazı ayrıntıları sizlerle paylaşmak istedim.


Fotoğraf:Erdem Kaşıkçı
 


Fotoğraf: Erdem Kaşıkçı
 


Fotoğraf:Erdem Kaşıkçı
 




Fotoğraf:Erdem Kaşıkçı





Fotoğraf:Erdem Kaşıkçı
 

Fotoğraf: Erdem Kaşıkçı
  Fotoğraf çantasını anımsatan bu ahşap tasarım dikkat çekenler arasındaydı.
 Pembe panjurlu pencereden İstanbul silüeti grafik tasarımıda olsa dikkat çekici olmuş.
 İstanbul design week'e gelen konuklar arasında Ezel disizinden tanıdığımız oyuncu Yiğit Özşener'de bulunuyor du.



Fotoğraf:Erdem Kaşıkçı
 
İstanbul desing week'i gezmenin en güzel yanlarından biri de, tarihi Haliç köprüsü üzerinde muhteşem manzarayı solumak.Eyüp'ten bineceğiniz sandallarla karşı kıyıya geçebilir yada Haliç gezisi yapabilirsiniz.


Fotoğraf:Erdem Kaşıkçı

Studyo Kaprol tarafından tasarlanan kıyafet göz kamaştırıcıydı.