28 Kasım 2011 Pazartesi

Contemporary İstanbul

Bu yıl altıncısı düzenlenen Contemporary İstanbul pazar günü vakit ayırıp gezme imkanı buldum..Özellikle yurtdışından sanatçıların ve galerilerin  gittikçe artan yoğun ilgisi nedeniyle sanatseverlere bir çok eseri birarada görme olanağını sağladı.Sergiye ilgi çok yoğundu , sanata ilgi duyan herkesimden insanlar vardı.İstanbul kültür-sanatta artık bir cazibe merkezi.Artık sanatta da ciddi bir pazar haline geldi.Bu ilginin önümüzdeki yıllarda artacağı kesin.Sziler için sergiden  bazı eserleri fotoğrafladım.Seneye gidip gitmeme konusunda zihninizde bir fikir oluşturabilir bu görüntüler.













Ailesinin kendisiyle ilgilenmemesine kızan bu minik köşede tavır yapıyor.


Coca-cola kutularından oluşan tespih şeklindeki eser ilginç eserlerden biriydi.



23 Kasım 2011 Çarşamba

SALT GALATA

Garanti Bankası'nın desteğiyle müze olarak kullanılan eski Osmanlı Bankası , artık İstanbul'un kültür-sanat halkasına SALT GALATA olarak ev sahipliği yapacak.İçerisinde eski Osmanlı arşivlerinin yanısıra, 219 kişi kapasiteli Oditoryum, yeniden tasarlanan Osmanlı Bankası Müzesi, çok sayıda katılımcıyla çalışmaya elverişli Atölyeler, arşiv malzemelerini gün ışığına çıkaran Açık Arşiv, Kafe ve Restoran, Dükkân ve sergi alanlarını içeriyor.

İçerisine girdiğiniz andan itibaren kendinizi farklı bir atmosferiyle farklı zamanlara yönlendirecek SALT GALATA günümüz sanatçılarının yapıtlarına da yer verecek.Benzeri gelişmiş ülkelerde bulunan böyle bir kültür-sanat merkezini İstanbul'a kazandıran başta Garanti Bankası olmak üzere , emeği geçenlere teşekkür etmek isterim.Fotoğrafları görünce hakvereceğinizi düşünüyorum.Beyoğlu İstiklal caddesinde şubesine yürüme mesafesindeki Salt Galata İstanbullu sanat severleri bekliyor.



 Salt Galata içerisinde bulunan Book store güncel sanat yayınlarını bulabileceğiniz bir kitabevi.


                            Video izlemek için son teknoloji ürünler kullanılmış.




                                    Modern mimariye sahip açık sinemeda sanatçıların yapıtlarını izleyebilirsiniz.



  Bonzailerle süslenmiş bistroda İstanbul doors grupla anlaşma yapılmış.Lezzetli yemeklerde yiyebilirsiniz.





Osmanlı Bankası'nın kasa dairesi girişindeki kapı tonlarca ağırlıktaki devasa yapısıyla oldukça gösterişli.


Kitaplıktan da faydalanabilirsiniz.Osmanlı  bankası arşivinin yanısıra güncel kitaplarda bulunmakta.




17 Kasım 2011 Perşembe

Harikalar diyarı , lunapark..

Psikologların söylediği kadar kolay olsaydı ,çocukluk günlerime geri dönmek isterdim.Sorumluluk düşüncesinin yerleşmediği o günlerde, eğlenmek ,küçük şeylerden mutlu olabilmek çocukluk yıllarımız da daha bi kolaydı sanki.En çok eğlendiğim yer lunaparklar dı.Lunaparktayken kendimi bambaşka bir gezegende hissederdim.Babam gitme vakti geldi dediğinde, küser surat yapardım eğlenceli günün sonunda.Dönmedolaba bindiğimde en tepede durduğunda uçma duygusunun verdiği  müthiş  keyifi hissederdim.En çok güldüğüm ise çarpışan arabalara koca insanların binmesiydi.İri cüsseleriyle çarpışmanın etkisi halice daha etkili oluyordu,sinir olurdum.

Eskisi gibi halkayla sigara yakalama,hedefi vurduğunda peluş oyuncak kazandıran oyunları göremedim ne yazık ki.Günümüzde avmlerde bulunan eğlence merkezlerine bir kayışta olsa,lunaparklar bayramlarda cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle şenleniyor.Yanınıza yeğeninizi alarak, yada arkadaşınızla bir uğrayın derim.Yaşadığımız bu sıkıntılı günlerde biraz eğlence,biraz tebessüm etmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.










3 Kasım 2011 Perşembe

Büyükada'da Sonbahar

Büyükada,prens adalarının en büyüğü ,en popüleri.Diğer adalardan yüzölçüm ve nüfus olarak üstünlüğündenmidir nedir, Büyükada diğer adalara nazaran(Heybeli,Burgaz,Kınalı) daha kalabalık olur hep.Halbuki şehirde ki kalabalıktan kaçıp biraz sukunet bulmak için geliriz.Özellikle yaz aylarında adeta izdiham olur Büyükada'da.Cafeve  restoranlarda yer olmaz,fayton için uzun kuyruk beklersin. ama yinede vazgeçmeyiz kalabalık olacağını bildiğimiz halde.Bunlar alışık olduğumuz sorunlar.alışık olmadığımız bunca fayton ve atın olması sebebiyle at dışkısının kokusunun adanın çoğu yerinde genzinizi yakacak derecede olması.
Büyükada'ya giderseniz fayton turu yapın ama mutlaka sokaklarında da dolaşın derim.Muhteşem tarihi ahşap evleri yakından görün.Adanın yerel halkı hafta sonları evlerinden çıkmadığını farkettim.Aynı şey yazın gittiğim tatil beldelerinde de mevcut.Sadece pencerelerden izlemekle yetinirler.Adanın mimari dokusu çok çok sayıda konak ve köşkler var fakat yemek konusunda kendine özgü bir mutfağının olmaması ilginç geldi bana. Av yasağı olmadığı dönemlerde balık yemek en ideali.Lodosun adalılar için iyi olmadığını öğrendim.Kuvvetli esen lodos nedeniyle vapur ve tekne seferlerinin iptal edilmesi ada sakinleri için sıkıntı yaratıyor malesef.Neyseki bu günlerce sürmüyor.
Sonbahar günü yaptığım çekimlerde,Büyükada adeta terkedilmişti.Sokaklar bom boş sadece kedi,köpek,martılara ev sahipliği yapıyordu.Boş olması işime geldi doğrusu aşağıda göreceğiniz kareler çıktı ortaya.Size önerim sadece yaz yetmez birde havaların serin olduğu günlerde görün Büyükada'yı.

Büyükada vapur iskelesi,hemen arka fonda betonlaşmış İstanbul görüntüsü..


Bir ada klasiği bisikletler.


Faytona binmek çok iyide o koku yokmu dayanılması zor :)


Yaşlı teyze köpeğiyle yürüyüş halinde.


Boş sokaklar en çok evcil hayvanları gezdirmek için elverişli.


Birbirinden görkemli ahşap yapılar adeta sanat şaheseri.


Rum yetimhanesi avrupanın en büyük ahşap yapısı.Tekrar devredilen bu yapının geleceği merak konusu.


Orman yolundan aya Yorgi kilisesine yürüyebilirsiniz.


Aya yorgi kilisesinin arkasında bulunan çınar ağacı sonbahar renklerine bürünmüş.