10 Kasım 2014 Pazartesi

Salda mavisi

Mavi rengi çok sevmişimdir hep. Su grubu burçtan olmamdandır belki kim bilir:)
Engin gökyüzü mavi, okyanuslar,denizler hep mavi. Mavi huzur vericidir, aşktır mavi sonsuzluk etkisi verir. Rahatlatıcıdır. Edebiyatta mimaride çok kullanılır. Fotoğrafta da çok güzel görünür mavi.

Mavi rengi çok güzel yansıtan bir göl var ülkemde. Burdur'un Yeşilova ilçesinde Salda mavisini gidip göörüp fotoğrafladım.

Salda mavisi, berrak rengiyle büyüledi beni, o dingin çarşaf gibi görüntüsü etrafının dağlarla çevrili olmasının etkisi olsa gerek. Gölün kıpırtsı o kadar az ki insanı hayrete düşürüyor.

Salda gölü özel bir göl. Gölün güzelliğini diğer göllerden farkını bilen çok az. Burdur-Isparta arası "Göller Yöresi" olarak bilinir. Beyşehir,Eğridir,Burdur gölü olmak üzere bölgenin coğrafik yapısı sebebiyle bir çok göl vardır. Salda gölü 184 m derinliği ile Türkiye'nin en derin gölü. Dünyanın ise en derin üçüncü gölü. Bu birinci özelliği diğer bir özelliğiyse Salda Gölü kumlarının yapısı. Göl tabanında bulunan magnezyum beyaz kayalar yılların verdiği aşındırma ile gölün bir kısmı beyaz kumullara bürünmüş. Dünyada mars özelliği gösteren iki yerden biri Salda Gölü.

Çok önemli iki özelliği olan böyle temiz,berrak insana huzur veren görüntüsüyle Salda Gölü'nün yeterli tanıtımının yapılmadığı benim gibi çok az kişinin merak ettiği bir yer olarak kendi halinde bırakılmış.

Gölün suyu şifalı cilt hastalıklarına iyi geliyor.Yazın plajında göle girilip serinlemek mümkün.Ama dikkat edilmesi gerekiyor gölde biranda derinlik oluşuyor tatlı suyun kaldırma kuvveti az olduğundan yüzme bilen insan için bile tehlike arz ediyor.

Gölün ulaşımı Burdur'a gelip ordan Yeşilova otobüsleriyle gelmeniz mümkün. Aracıyla gelenler için Antalya Fethiye güzergahında Karamanlı sapağından gelinebiliyor.

Salda'nın en büyük eksikliği konaklama. Tek bir tesis var o da şuan mahkemelik. Bölge sit alanı olduğundan yeni yer inşa etmek olası değil. Acaba böyle kalsa daha iyi mi bozulur endişesi de taşıyorum açıkçası.

Yemek için Sultantepe Dinlenme tesislerini öneririm. Tesisin manzarası harika.

Son olarak Salda gezimde bana yardımcı olan Yeşilova Belediye Başkanı Nuri Özbek'e teşşekkürler.

Fotoğraflara bakarak karar verin gidip gitmeyeceğinize.
Salda, renginin her mevsim ışığın farklı yönlerden gelmesiyle ayrı bir güzel.Kışın Kayak merkezine de gidebilirsiniz.

Salda mavisi huzur verdi.












30 Ekim 2014 Perşembe

Boğazın şirin vadisi, Kuzguncuk

İstanbul'un tarihi semtlerinde kaybolmaktan hep keyif almışımdır.Avrupa yakasında Samatya,Balat, Cibali, Yedikule, Arnavutköy gibi bir çok yeri gezmişliğim var. Anadolu yakası bu kadar zengin seçenek sunmasa da çok şirin semtlerimiz var. Bunlardan biri Kuzguncuk.

Üsküdar gibi İstanbul'un çok kalabalık noktasına yürüme mesafesinde, boğaza açılan bir vadi Kuzguncuk. Sahil yolundan içeri girer girmez sağlı sollu çınar ağaçları, şirin dükkanları, kafe ve  butik restoranlarıyla Kuzguncuk güzel bir yer olduğu sinyalini vermeye başlıyor.

Vadi yamaçlarına kurulduğu için Kuzguncuk sokakları dik çoğu yerde merdivenler yapılmış. Sokaklarını karış karış dolaştım ve o güzel ahşap evler, bahçeleriyle güzel insanlarıyla hiç yorgunluk vermedi.

Kuzguncuk çirkin yapılaşmanın şuan esiri olmamış durumda. Evler az katlı(genelde 2-3 kat) çoğu bahçeli günümüzde pek kalmayan evler bana çok estetik geldi çirkin apartmanları hatırlayınca.

Çok yeşil bir yer olduğunu farkettim Kuzguncuğun, hatta bir bostanı bile var. İnsanlar kendi sebzelerini yetiştirebiliyor.

Sokaklarında kedilerin bolluğu da ayrı bir parantez açmak lazım.Kuzguncuk halkı kedilere ayrı bir sahip çıkıyor. Kedileri heryerde görmeniz mümkün. Çoğu bakımlı ve iyi beslenildiği belli ediyor kendini.

Tarihi evlerin olduğu dar sokakları gelin-damat çekimlerine de mekan olmuş. Gerçi bu durumdan rahatsız olan insanlarda var.Kendi penceresinin önünde sırayla bir sürü çift gelip fotoğraf çekip gidiyor. Empati yapınca hiç de haksız değiller.

Biraz keyifli bir gün geçirmek, ahşap evlerin olduğu daracık sokaklarda dolaşmak, en azından bir çay içmek için Kuzguncuk'u görmenizi tavsiye ediyorum. Ulaşım yönünden de çok kolay Marmaray ve Üsküdar'a her türlü ulaşım mümkün. Bahaneniz yok anlayacağınız:)





























 

11 Eylül 2014 Perşembe

Güneşin battığı son yer, Gökçeada

Türkiye'de güneşin battığı son yer Gökçeada'dır. Ülkemizin en batı ucu olma özelliği Gökçeada'yı özel kılıyor.

Feribottan ilk indiğimde limanın sakinliği, kalabalıkdan uzak oluşu hayal kırıklığı yaratmıştı bende. Sonradan öğrendim ki Gökçeada halkı çok dağınık bir şekilde yayılmış adanın dört bir yanına. 

Gökçeada bir anlamda yurdundan sürülmüş insanların yeri. Balkanlardan, Karadenizden,doğu ve Güneydoğudan gelen vatandaşlarımız yaşıyor. Çok az da Rum vatandaşı yaşamakta. Bu farklılıktan dolayı adaya özgü bir kültür oluşmamış yada ben bu şekilde algıladım.

Adanın coğrafyası çok şaşırtıcı. Bir yanı meyve ağaçlarıyla dolu, bir yanı çam ağaçlarıyla başka bir yer ise çorak boz görüntü veriyor. Gökçeada su yönünden zengin bir ada. Üç baraj bulunuyor. Adanın su sorunu bulunmuyor bu çok önemli su probleminin olmaması.

Mimari yapısı genelde eski Rum evlerinden oluşuyor. Çok katlı yapı bulunmuyor. Rumlar evlerini daha çok yüksek yamaçlara yapmışlar. Ada da pansiyonculuk çok yaygın, yöre halkı evlerini odalara ayırarak kendisine ek gelir sağlıyor böylece.

Gökçeada'nın en güzel yeri eşsiz bir günbatımı manzarası sunan Kaleköy. Burayı mutlaka görmelisiniz. Zeytinli köyü daha çok Rum vatandaşlarının yaşadığı bir yer.Burası Bozcada yı hatırlatıyor. Dibek kahvesi, sakızlı dondurma yemek isterseniz burası birebir.

Ada da en çok gözünüze çarpan keçiler olacaktır. Hemen her yerde karşınıza çıkacaktır. Keçiler Ada ekonomisine önemli katkıda bulunuyor. Keçi sütü veya keçi peyniri ada merkezinde ki dükkanlardan temin edilebiliyor.

Gökçeada açık söylemek gerekirse Bozcada gibi masalsı değil. Kendine has bir güzelliği var. Denizi harika, şifalı çamuruna girebilirsiniz, baraj gölü kenarında dinlenebilirsiniz, yöresel keçi sütünden yapılma peynirden tadabilirsiniz. Adaya özgü zeytinlerden elde edilen zeytinyağı alabilirsiniz.
Gökçeada'yı görün derim. Güneşin battığı son yer orası.





Gökçeada ülkemizde güneşin battığı son nokta.En batı ucu Türkiye'nin. Günbatımı manzarası yukarıda gördüğünüz gibi:)

Ada da meyve ağaçları son derece verimli. Siyah erik dalları sarmış.

Adanın tarihi evlerinin bulunduğu sokaklarında dolaşmak ayrı bir keyif.

Suyu bol dedik Gökçeada'nın bunu bir çok çeşmesi olduğunu görünce daha iyi anlıyorsunuz.



Ülkemizde ki tek eğitim veren ruhbanokulu.

Adanın suyunu temin eden baraj göllerinden biri.

Eski Rum evlerinden bir örnek.

Tarihi çamaşırhane.


Gökçeda'da nereye gitseniz karşınıza çıkarlar.Keçiler Adaya önemli gelir sağlıyor.

Adanın denizi rüzgarlı zamanlarda pek yüzülecek gibi değil.