30 Ekim 2014 Perşembe

Boğazın şirin vadisi, Kuzguncuk

İstanbul'un tarihi semtlerinde kaybolmaktan hep keyif almışımdır.Avrupa yakasında Samatya,Balat, Cibali, Yedikule, Arnavutköy gibi bir çok yeri gezmişliğim var. Anadolu yakası bu kadar zengin seçenek sunmasa da çok şirin semtlerimiz var. Bunlardan biri Kuzguncuk.

Üsküdar gibi İstanbul'un çok kalabalık noktasına yürüme mesafesinde, boğaza açılan bir vadi Kuzguncuk. Sahil yolundan içeri girer girmez sağlı sollu çınar ağaçları, şirin dükkanları, kafe ve  butik restoranlarıyla Kuzguncuk güzel bir yer olduğu sinyalini vermeye başlıyor.

Vadi yamaçlarına kurulduğu için Kuzguncuk sokakları dik çoğu yerde merdivenler yapılmış. Sokaklarını karış karış dolaştım ve o güzel ahşap evler, bahçeleriyle güzel insanlarıyla hiç yorgunluk vermedi.

Kuzguncuk çirkin yapılaşmanın şuan esiri olmamış durumda. Evler az katlı(genelde 2-3 kat) çoğu bahçeli günümüzde pek kalmayan evler bana çok estetik geldi çirkin apartmanları hatırlayınca.

Çok yeşil bir yer olduğunu farkettim Kuzguncuğun, hatta bir bostanı bile var. İnsanlar kendi sebzelerini yetiştirebiliyor.

Sokaklarında kedilerin bolluğu da ayrı bir parantez açmak lazım.Kuzguncuk halkı kedilere ayrı bir sahip çıkıyor. Kedileri heryerde görmeniz mümkün. Çoğu bakımlı ve iyi beslenildiği belli ediyor kendini.

Tarihi evlerin olduğu dar sokakları gelin-damat çekimlerine de mekan olmuş. Gerçi bu durumdan rahatsız olan insanlarda var.Kendi penceresinin önünde sırayla bir sürü çift gelip fotoğraf çekip gidiyor. Empati yapınca hiç de haksız değiller.

Biraz keyifli bir gün geçirmek, ahşap evlerin olduğu daracık sokaklarda dolaşmak, en azından bir çay içmek için Kuzguncuk'u görmenizi tavsiye ediyorum. Ulaşım yönünden de çok kolay Marmaray ve Üsküdar'a her türlü ulaşım mümkün. Bahaneniz yok anlayacağınız:)